TÜRKİYE VE VERİLEN SAVAŞ

        Bu yazıyı yazmaya, idlib saldırısından önce başladım. Ve o yüzden de, yazımın giriş ve gelişme kısmı, aynen şöyle; son günlerde, ülke gündemini konuşan her bir insan, olabilecek olan, yeni bir darbe girişiminden söz ediyor. Bugün, son olarak söyleyeceğimiz şeyi, ilk olarak söyleyelim; ne yazık ki bu ülkede, ne 28 Şubat hayali bitti, nede 15 Temmuz tehlikesi geçti. Ve böyle bir ortamda, her kim; ‘’bu ülkede, artık bir darbe olmaz’’ diyor ise, bilelim ki o kişi, en büyük darbecidir.

        Açık konuşmak gerekirse, dört koldan, hatta bin koldan saldırı altındayız. Tek bir alanda değil ki bu saldırı. Ne yazık ki Türkiye bugün, hem siyasi, hem askeri, hem vicdani, hem ahlaki, kısacası toplumsal zorlu bir savaş veriyor. Kırk yıl, altmış yıl, daha doğrusu yüz yıl önce, ahlaka, edebe ve dinim İslama düşman, çok sert bir rüzgâr esmeye başladı. Bu büyük değişim, bu özden kopuş, ‘’yeni devlet’’ adı altında yapıldı ve o günden sonra gelen nesillere, bunlar, ‘’zafer’’ olarak öğretildi.

Mesela, ‘’demokrasi’’ adı altında, bu millete zulüm, ‘’kıyafet kanunları’’ adı altında, yaşam tarzıma müdahale, akıldan geçen fikirlere baskı, ‘’laiklik’’ adı altında, Kur’an Kerim’in sözünden uzaklaşma, o rüzgâr ile başlamış. Kimliğe, imana, ahlak ve edebe, ‘’darbe’’ vuran o rüzgâr, bu millete, ‘’destan’’ diye kabul ettirdiler. O yıllarda başlayan, 29 Ekim baloları, bu ülkenin özüne ihanet, yapılan danslar, tangolar, haç’a umut olur iken, o balo gecelerinde, süzülen kılık kıyafetler, masaların üstünde olan, yiyecek içecekler, Hilal’in üstünde çok büyük tehdit olmuştur.

        Bütün bunlar için, kimi, ‘’vatan kurtuldu’’ dese, kimi, ‘’ülkeye özgürlük geldi’’ diye düşünse, kimi de, bütün bunları, bir ‘’çağdaşlık’’ olarak görüyor olsa da, bana göre bütün bunlar, Osmanlıya yapılan bir darbe, bu milletin ayaklarına takılan zincirler ve islama vurulan, en büyük neşterdir.

        O yıllardan çıkıp, bugüne geldiğimiz vakit ise, Osmanlıyı yıkan, milletin üstünde baskı kuran, özgürlüğü, adaleti ve demokrasiyi çok gören, bu ülkede, İslamiyet’i yasaklayan, o iğrenç zihniyetin yaşadığını görüyorum. Siz bakmayın, söylem değişikliklerine, pişmanlık kokan ifadelerine ve Müslümanca yaşayan insanlara, hoşgörülü olma çabalarına. O zihniyet, eğer bir gün iktidar olursa, iktidar olduğu gün, islama savaş açacaktır.

        Bu paragraf bittiği an, idlib saldırısı haberi geldi. Ve şimdi, böyle bir ortamda, Türkiye, sınırında kurulan ve hedefi, bu ülkeyi imha etmek olan, terör koridorlarını yıkmaya uğraşıyor. Türkiye, idlib’te, ölüm kalım savaş verirken, katil esed’in, şehit ettiği askerlerimizin kanını yerde bırakmamaya çalışırken, içeride birileri, ‘’bizim, Suriye’de ne işimiz var?’’ deyip, milletin dua kıyamını kırıp, birlik ve beraberlik ruhunu öldürmek istiyor. Evet, ülkemiz, orada olmak zorunda. Eğer orada olmazsak, Suriye savaşı, Türkiye’nin tam ortasında çıkacaktır.

        Yüz yıl önce, Osmanlıyı yıkanların, üzerine, bu ülkeye ait olmayan bir rejim kuranların hedefi; Türkiye’yi kendi kabuğuna çekip, düzen dışına itmekti. O yıllarda, bu hedefe, kısmen ulaştılar, Türkiye’nin sesini kıstılar. Bugün, yine aynı yöntemler ile mazluma umut olan, dünyaya ‘’dünya beşten büyüktür’’ diye haykıran ve Hilal’e, tek başına sahip çıkan, Türkiye cumhuriyetini bölüp, zalimin başkan olduğu, yeni düzen kurmak istiyorlar.

        Bu saatten sonra söylenecek tek cümle; ya istiklal, ya ölüm

Ziyaret: 954

Yazar: omerali

3 thoughts on “TÜRKİYE VE VERİLEN SAVAŞ

    Zafer YILDIRIM

    (1 Mart 2020 - 00:03)

    Yazınızı çok beğendim. 10 üzerinden 10 veriyorum. Dünyada iki tür insan var. Müslümanlar ve diğerleri.
    Allah diğerlerini kahretsin. Müslümanlara aklı selim olmayı, güç ve zafer kazanmayaı nasip etsin yüce mevlam. (Amin). Bir gün gelecek dünya ya mutlak islam hakim olacak.

      Merve

      (3 Mart 2020 - 16:57)

      Kalemine yüreğine sağlık kardeşim.. Her satrı ders dinlediğinde bu yazın umarım herkese ulaşır. Sevgilerle

    Merve

    (3 Mart 2020 - 16:58)

    Kalemine yüreğine sağlık kardeşim.. Her satrı ders niteliğinde bu yazın umarım herkese ulaşır. Sevgilerle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir