ÇATISIZ EV, TEPESİZ VATAN OLMAZ!!!

        Bilindiği gibi, 27 Şubat 2020 gecesi, Rusya destekli, katil Esad rejimin saldırısı sonucu, 36 askerimiz şehit düştü. Sahnede, Rusya ve Suriye rejimi görünüyor olsa da, perde arkasında, darbeci sisi var. Bu perdenin gerisinde, İslam’a ihanet eden birleşik Arap emirlikleri var. Oynanan bu kirli oyunun ardında, eğer önüne geçilmezse, yakında Kâbe’yi tartışmaya açacak olan Suudi Arabistan var. Bunun arkasında, PKK, YPG, PYD ve elbette bunların patronu olan, İsrail ile Amerika var. Ve gerçek olan şu ki; Suriye savaşının başladığı ilk günden, hatta başladığı ilk dakikadan beri, asıl ve tek hedef Türkiye’dir.

        Evet, zor, hem de çok zor zamanlar yaşıyoruz. Şehitler veriliyor, ana babalar evlatsız, genç hanımlar eş ’siz ve çocuklar, hatta bebekler babasız kalıyor. Zor, hem de çok zor günlerden geçiyoruz. Ya bu kış havasında, sınırda gece gündüz demeden, nöbet tutan, 25 30 yaşlarında olan, o askerlere ne demeli? Özgürce gezip dolaşmak varken, çocukları ile beraber, güzel ve neşeli vakit geçirmek varken ya da ayaklarını uzatıp, evde çay içip dizi izlemek varken, ellerinde silah, kulaklarında, iç gıcıklayan bomba sesi ve yüreklerinde, ‘’acaba bir daha eve dönecek miyiz?’’ düşüncesi daha doğrusu korkusu ile belki de ömürlerinin, son anlarını yaşıyor. Hayır, zor değil, toplumsal ve psikolojik boyutu ile fiziksel ve zihinsel boyutu ile ve kısacası maddi, manevi olarak, çok zorlu, ikinci istiklal savaş veriyoruz?

        Peki, ama neden? Bu savaş, neden veriliyor? Sınırımızda kurulan terör koridorlarının hedefinde, neden Türkiye var? Ve Rusya, birleşik Arap emirlikleri, Suudi Arabistan, İsrail ve Amerika, neden Suriye’ye gelip, ülkemizi tehdit ediyor?

        Şimdi gelelim çünkü’lere… Öncelikle, 5 Mart günü, Rusya’da imzalanan metnin, ‘’barış’’ olmayıp, sadece ‘’ateşkes’’ olduğunun, askerlerimizin, sahada hala bir mücadele, bir savaş verdiğinin, altını çizelim.

Çünkü’lere dönelim. 1; bu savaş veriliyor. Çünkü eğer bugün, bu savaş verilmez ise, yarın, bayrağimizin rüzgâr azalacak. Öbür gün, bayrak yarıya inecek. Ertesi gün de, ne rüzgâr esecek, nede dalgalanan bir bayrak olacak. 2; Rusya, BAE, Arabistan, İran, Fransa, İsrail ve Amerika orada. Üstelik sadece petrol için değil, Hatay’ı, Van’ı, Gaziantep’i, Şanlıurfa’yı, hatta Ankara ve İstanbul’u alıp, Türkiye’nin tam ortasına, haç dikmek için oradalar. Ve 3; evet oradayız. Çünkü eğer biz orada olmazsak, bu ülke, bin parçaya bölünecek.

        Böyle bir ortamda, birileri çıkıp, ‘’bizim ne işimiz var Suriye’de?’’ diyerek, sınırımızda, bu ülkenin bekasını koruyan, askerlerimizin canını yakıyor. Yine aynı birileri, ‘’biz iktidara gelince, şehitler tepesi boş kalacak’’ deyip, iktidara gelince, ülkeyi, bütün terör örgütlerine, Avrupa’ya amer ikaya, haçlı zihniyetine teslim edeceklerini ilan ediyor.

        Söyleyin onlara, çatısız ev, şehitler tepesiz vatan olmaz.

Ziyaret: 2526

Yazar: omerali

21 thoughts on “ÇATISIZ EV, TEPESİZ VATAN OLMAZ!!!

CarlPsype için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir