BAYRAM’SIZ BAYRAM

        Garip, buruk ve yaslı İslam dünyasına, bir ramazan geldiği gibi, şimdi bir de, bayram ’sız bayram geldi. Her ne kadar, iki ay, üç ay geçmiş olsa da, hala yabancıyız, içinden geçilen zamana. Yabancıyız, yaşanılan gündelik hayata ve yabancıyız,  hissettiğimiz duygulara. Her ne kadar, ‘’kontrollü sosyal hayat’’ denilen, yeni yaşam tarzını kabul etmeye, maskeyi, sosyal mesafeyi, hijyeni hayatimizin odak noktasına koymaya ve böylesine zor, sıkıcı hayata alışmaya çalışıyor olsak ta, sevemedik mesafeli hayati. Bu yüzden de, canımız sıkkın. Moral olarak, dibin en dibinde yaşıyoruz. Çünkü korona virüs ve bu yeni yaşam tarzı, çok şey aldı elimizden. Huzurlu gezme hakkımızı, rahat bir şekilde sohbet etme lüksümüzü çaldı elimizden. Anlayamayan, daha doğrusu anlamak istemeyen olsa da, ‘’insan’’ denilen varlığın, ne kadar aciz olduğunu, bütün dünya görüp, anladı.

        Dile kolay, koca iki ay boyunca, sosyal hayat yok. Okul yok, camii yok, arkadaş, eş dost, akraba ile görüşmek yok, iftar yok, kandil yok, 23 Nisan yok, 10 16 Mayıs engeller haftası yok, 19 Mayıs yok ve bugün, bir bayram gününde, ne yazık ki bir bayram yok elimizde. Bugün, sadece ben ve on milyon insan değil, 82 milyon insan, bayramı, engelli olarak yaşıyor. Eşitiz bu bayram. Biz, engellilere de ev hapsi var, siz engelsizlere de. Eşitiz bu bayram. Biz, engelliler de giyinip kuşanamıyor, bir eşofmana talim oluyoruz, siz engelsizler de. Eşitiz bu bayram. Sadece engelli çocuklar değil, engelsiz çocuklar da, kapı kapı dolaşıp, şeker toplama zevkinden mahrum kalıyor. Ve eşitiz bu bayram. Çocuklar da, gençler de, yaşlılar da, engelliler de, engelsizler de, 82 milyon, can sıkıntısından patlıyoruz.

        Eşit olan, engelliler ile engelsizler değil aslında. Mesela, uzun yıllar boyunca, İsrail zulmünün altında nefes almaya çalışan Filistinliler, bayramları, her zaman bayram‘sız yaşıyordu. Bayram namazı kılınmıyor, kılınsa da, zorluk ve korku içinde kılınmıyordu. Dünya ise, bu duruma, kör, sağır ve dilsizdi. Halep çaresizlik yaşıyor, arakan açlık ile sınanıyor iken, dünya her zaman sessizdi. Belki de bu sessizlik yüzünden, bugün, bütün dünya korona çilesini çekiyor. Belki de Afrikalı bir gencin, yürek sıkıntısına kör olunduğu için, bugün tüm dünya solunum sıkıntısı çekiyor. Ya da kim bilir, biz İslam dünyası olarak, Ortadoğu’ya huzur getiremediğimiz için, bugün bayram’sız bir bayram idrak ediyoruz.

        Hadi gelin, bu bayramı, bol bol sorgulayarak ve düşünerek yaşayalım. Mesela, şuan neden bayram’sız kaldığımızı, ailemizden ne sebep ile ayrı olduğumuzu sorgulayalım. Ama suçu, bir tek korona virüse atmadan, kendimizi sorgulayalım. Sorgulayalım ki; bir daha bayram’sız kalmayalım. Bayramın mübarek olsun Türkiye’m…

Ziyaret: 467

Yazar: omerali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir