KURBAN’SIZ KURBAN

Koronavirüs salgını yüzünden, tam tamına beş ay boyunca, bahçe kapısından dışarıya çıkmıyorum. Yalan yok, gündemi takip etmem, siyasetin ne dediğini anlamaya çalışmam, Ak Parti ne demiş, MHP ne demiş, CHP, İYİ Parti neye, ne şekilde yorum yapmış ya da Gelecek ve DEVA Partilerinin, hangi yeni söylemlere ne şekilde imza attıklarını izlemem sayesinde, evde çok ta fazla sıkılmadım. Ancak evde geçen bu beş aylık süreçte, deli gibi özlediğim çok şey var elbette. Kalabalık ortamlara girip, hiç tanımadığım insanları izlemeyi çok özledim mesela. Rehabilitasyonu bahane ederek, haftada iki gün tek başıma evden çıkmayı, arada olsa bile, çıkıp dolaşmayı ve hatta gömleklerimi, kotlarımı gerçekten de çok özledim ben.                  Beş aydır evde olsak da, zaman durmuyor yerinde. Biz, daha doğrusu ben evde iken, bahar geldi geçti, ramazan geldi geçti, bayram geldi geçti, yaz da gelip geçmek üzere iken, şimdi bir de kurban bayramı geldi kapımıza. Her ne kadar insanlardan çok uzak olsam da, her zaman olduğu gibi, günümüzün insanlarını ve insanlığın, geldiği son noktayı izledim uzaktan uzağa. Koronavirüs salgını başladıktan sonraki ilk üç ay küçücük odamdan, son iki ay da, gerek internet, gerek sosyal medya ve gerekse televizyon aracılığı ile, olan biten her şeyi dikizliyorum. Okuyanlar, mutlaka hatırlayacaktır. Koronanın ilk günlerinde, virüsün, bize ders olarak geldiğini söylemiştim. Hatta; “kısa bir soru; virüsten, yani ölümden korkan bu millet, makarna, kuru bakliyat, temizlik ürünlerini stokluyor. İyi de, ölümden korkan bir milletin, kolonya yerine, ibadet stoklaması gerekmez mi???’’ Şeklinde, twetler atmıştım. Ve o dönem yazdığım yazıların içinde, “ne yazık ki, henüz ölüm sonrası için hazırlık yapan, özüne, sözüne ve yüreğine çeki düzen veren ve önce tedbirler alıp, sonra tam anlamı ile Allah’a sığınıp ve gerçek anlamda O’na teslim olan kimse görmedik. İlerleyen zamanlarda, tepkiler ne şekilde olur, Allah’ı daha anacak mıyız, ölüm sonrası için hazırlık yapacak, geçmişte olanlar hatalar, yanlışlar ve günahlar için tövbe edecek miyiz? Yaşayıp göreceğiz’’ gibi, cümleler kurmuştum.  İlk zamanlar, koronanın bizi değiştireceğini düşünmüştüm. Ne kadar aciz olduğumuzu fark edip, egodan uzaklaşacağımızı zannetmiştim. Ama maalesef yanılmışım. Koronanın etkisi azaldıkça, ego yine tavan yaptı. Allah’a dönen yüzler, dünya çöplüğüne döndü birer birer. Çünkü biz, sadece zor anlarda Allah’a sarılan, içi boş müslümanlarız biz. Ve şimdi, sırf, ‘’evde zahmet olmasın’’ diye, kurbanı dahi, internet üzerinden kesiyoruz biz. Elbette rabbim kabul etsin, kurban ibadeti yerine geliyor. Ama evde kurban telaşı olmayınca, elde kalan da; kurbansız kurban oluyor, komşusu açken, tok yatan kullar türüyor ve ruhsuz bir Z kuşağı yetişiyor. Geçen cuma Ayasofya bayramından çıkıp, bu cuma Kurban Bayramı’na giriyoruz. Lütfen, ama lütfen biraz heyecan, biraz mutluluk, biraz neşe, sevinç duyalım. Fiziksel olarak mesafeli olsak ta, sosyal olarak, duygusal olarak yakınlaşalım bu bayram. Yakınlaşalım ki; bayramımız bayram ve bayramımız mübarek olsun.

Ziyaret: 262

Yazar: omerali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir