Ben Kimim?

        Sosyal medyayı ve siyasi gündemi takip edenler bilir, iktidar partisinin gençlik kolları, sosyal medya hesaplarından, ‘’sen kimsin?’’ diye, bir video paylaştı. Video güzel, video tarihsel, video türklük duygularını kabartan etkili ve anlamlı bir video idi. Açık söylemek gerekirse, video yapmak önemli değil, önemli olan, peygamber efendimiz hz. Muhammet s.a.v’in hayatını idrak edip, o’nun ümmeti gibi yaşamak. Video yapmak basit iş. Önemli olan, fatih sultan mehmet han’ın cesaretini algılayıp, sultan abdülhamit han’ın siyasi zekasını kavrayıp ve gazi mustafa kemal’in o yenilmez askeri gücünü anlayıp, sonunda da, bu ecdada uygun bir şekilde yürümek.

Geçen hafta da dediğim gibi, bugünkü gençlik, ecdadı tanımıyor, bilmiyor. Mesela, ‘’sen kimsin?’’ videosunu yapan genç insan dahi, ecdada göre yaşıyor mudur acaba? Makama geldiği zaman sevindiği gibi; herhangi bir sebep ile; o makamdan, o koltuktan kalktığı zaman, yürekten bir ‘’eyvallah’’ diyebilecek midir? Yoksa gelecek’te, kendine bir deva mı arayacaktır? Evet, bence her bir genç, daha doğrusu, her bir insan, kendine kibir ve ego sorgulaması yapması gerek.

Her zaman ve hele de son yazılarımda sık sık tekrar ettiğim gibi; acı yok bizde. Çile yok. Allah’tan gelen çile’yi baş tacı edip, o çile’yi çekmenin, çok büyük şeref olduğunu bilmek yok bizde. Zira, sadece güneşe şükür ediyoruz son zamanlarda. Aldıkça iyi, yükseldikçe mutlu ve bir takım makam, mevkilere geldiğimiz zaman dava adamı(!) Oluyoruz. Ancak sahip olduklarımız, elden gitmeye başladığı zaman, şükür olan dile, isyan geliyor. Koltukta oturur iken, sadece hak sözü söyleyip, safımızı hak’tan beliriyoruz da; koltuktan indiğimiz an, niçin batıl ile kol kola yürüyoruz ki? Bu kadar basit mi ihanet etmek? Bu kadar basit mi hak yaninda durup, batıla manalı manali göz süzmek? Ve allah’ın bize armağan ettiği o güzel dil ile, neden yalan, yanliş sözler söylüyoruz ki?

Ak parti gençlik kollari; gençliğe ya da daha doğrusu tüm millete; “sen kimsin?’’ diye sormuş olsa da, ben önce kendime, ‘’ben kimim?’’ diye soruyorum. Ben, her insanın olduğu gibi, allah katında aciz bir kul olmakla beraber, hiç bir fiziksel eylemini yapamayan, eli tutmayan, ayağı tutmayan, yedi gün, yirmi dört saat düşünen, ama tek kelime edemeyen aciz insanım ben. Ben kimim? Ben, çok dolu bir yüreği olan, yüreğinde de, özel bir yürek olan, deli, çılgın ve hayatı seven bir adamım ben. Kimim ben? Ülkesi türkiye’ye, deli gibi hayran olan, günü gündemi takip etmeyi nimet bilip, başka bir insanin değil, sadece kendi doğrularını yazan ve sadece kendi doğrularinin yandaşı olarak, hayata ve siyasete dair kalem oynatan, garip bir yazı işçisiyim ben.

Ben kimim? Ben böyle bir insanım işte. Sansürsüz, şeffaf ve naturel… fikirler ile kavga eden, ama her yüreği seven… taraflı yazan, ama tarafsız dinleyip, okuyan… ve ben, hak sözü söylemeye çalışıp, hakk’ın yaninda olan bir insanim.

Ziyaret: 337

Yazar: omerali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir