ALGI’NIN FENDİ, OLGU’YU YENDİ

        Son günlerde, ülkenin gündeme baktığim vakit, hangi konuya, ne şekilde yorum yapacağimi şaşırıyorum. Evet, her insanin olduğu gibi, benim de bir tarafim var. Ancak aynı zamanda da, tarafı olduğum taraf, benim tarafimda olduğuna dair, büyük şüphem var. İtiraf etmeliyim ki; bugünkü yazının ilk cümleleri gibi, kafam da, oldukça karışik bu ara. Dünya gündemi de, […]

Türkiye ile muhabbet

     Bugün, hayali olsa da, en güzel, daha doğrusu en sevdiğim kıyafetlerimi giyip, Sultanahmet Meydanı’na doğru yola çıktım… Mevsim, son deminde olan, güzel bir yaz mevsimi, vakit ise; güzel, hoş ve mübarek imsak vakti arefesi. Ancak ülke, uykunun en tatlı yerinde. Ben de, yürüyorum ıssız ve sessiz sokaklarda. Dilimde, ‘’çırpınırdı Karadeniz, bakıp Türk’ün bayrağına…’’ türküsü […]

Kusurluyken kusursuzluğu aramak

Evet, ne yazık ki bir de böyle bir şey var günümüzün insanlarında. Her şeyi çok iyi bildiğimizi zannedip, hemen hemen her konuda çok kolay ahkam kesiyoruz. Rahatız çünkü. Dert yok yüreğimizde. Cepte sıkıntı olsa bile her bir insan çok benzer bir hayat sürüyor bu ülkede. Zenginin hayati ile fakirin hayati arasında ne kadar büyük fark […]

KURBAN’SIZ KURBAN

Koronavirüs salgını yüzünden, tam tamına beş ay boyunca, bahçe kapısından dışarıya çıkmıyorum. Yalan yok, gündemi takip etmem, siyasetin ne dediğini anlamaya çalışmam, Ak Parti ne demiş, MHP ne demiş, CHP, İYİ Parti neye, ne şekilde yorum yapmış ya da Gelecek ve DEVA Partilerinin, hangi yeni söylemlere ne şekilde imza attıklarını izlemem sayesinde, evde çok ta […]

Kafayı gömsek nefes kalır mı?

Yok yahu; öyle hemen yanlış anlamayın. Birine kafayı gömmekten söz etmiyorum elbette. Hayatımda nefsime uyup, bir defa hata yapmış olsam da, ben hakarete, küfre ve şiddete, şiddet ile karşıyım. Ama her zaman dediğim gibi; kalemimden ötürü başıma bela gelse de, hayat görüşümü de, siyasi fikrimi de, kafayı kuma gömmeden yazıyorsun ve ömrümün son gününe kadar […]

HANGİSİ TEHLİKELİ

   Türkiye gibi, her bir köşesinde, ayrı güzellik olan, muazzam bir ülkede nefes alıyorsak, ‘’tehlike’’ bizim soyadımızdır. Hele hele, hem bu kadar güzel bir ülkede yaşayıp, hem de dünya düzenine kafa tutup, ‘’dünya, beşten büyüktür’’ diyor ve bu sözün, arkasından yürümeye çalışıyorsak, evden çıkarken, hepimizin birer kefen giymemiz lazım.  Ve bu, geçici bir durum değil. […]

AÇIK BÜFE CÜMLELER

    Her ne kadar, bu yaz gidilecek otel ya da tatil köylerinde, açık büfe olmayacak olsa da, bu yazıda olan bütün cümleler, açık büfe. Otuz bir yıllık ömrüm ve on yıllık gazetecilik hayatim boyunca, düşündüğüm konular, hissettiğim duygular ve yazdığım cümleler, henüz yazmadığım cümleler, o kadar çok işte. Zira düşünmek, benim için özgürlük, hissetmek, hayatın […]

BAHAR TEMİZLİĞİ

     Bu yazıyı, henüz korona başlamadan önce yazmış, Haziran ayının ilk günlerinde paylaşmak adına, bir köşeye atmıştım ve bugün, tek bir harf değişmeden, sizinle paylaşıyorum, umarım beğenirsiniz. 2013 yılının, bahar mevsiminde, yine aynı başlık altında ve tabiki yine aynı köşede, o yılının geçen kışını ve gelen baharını anlatan, bir yazı kaleme almıştım. Bu yazıya başlamadan […]

çok ile yok

BAYRAM’SIZ BAYRAM

        Garip, buruk ve yaslı İslam dünyasına, bir ramazan geldiği gibi, şimdi bir de, bayram ’sız bayram geldi. Her ne kadar, iki ay, üç ay geçmiş olsa da, hala yabancıyız, içinden geçilen zamana. Yabancıyız, yaşanılan gündelik hayata ve yabancıyız,  hissettiğimiz duygulara. Her ne kadar, ‘’kontrollü sosyal hayat’’ denilen, yeni yaşam tarzını kabul etmeye, maskeyi, sosyal […]

Yürümeden Koşuyorum

Otuz iki yıldır, dört tekeri olan, bazı insanlar için, kaba tabir ile “sakat’’ benim ve duyarlı insanlar için, “engelli’’ arabasında nefes tüketiyorum… Ben hayatımı, iki ayaküstünde değil, aksamı demir olan, ikisi büyük, ikisi küçük dört teker üstünde yaşıyorum. Ancak hayat bana, “sen dört teker üstündesin’’ deyip, ne es geçiyor, ne de bana kıyak. Her şeyi […]